danimarka tarihi ne demek?

Danimarka tarihi, bugünkü Danimarka Krallığı topraklarının tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan tarihini kapsar.

İlk Çağlar

Danimarka topraklarında 100.000 yılı aşan bir geçmişi vardır. Ancak Danimarka'nın kuzeyde yer alan konumu nedeniyle son buzul çağında insanlar Danimarka'yı terk etmek zorunda kalmışlar, MÖ 12.000 yılı civarında buzulların geri çekilmesiyle insanlar tekrar Danimarka topraklarına yerleşmişlerdir. MÖ 3000 yılı civarında Danimarka'nın yerlileri topraklarını işlemeye başladılar. Demir Çağı'nda (MÖ 4.-1. yüzyıl arasında İskandinavya'nın iklimi soğuk ve yağışlı bir dönemden geçti. Bu dönemde Danimarkalıların güneydeki Germanya bölgesine göç ettikleri belirlenmiştir.

Roma İmparatorluğu'nun en güçlü döneminde dahi sınırları Danimarka'yı içermemiştir. Ancak Danimarka'da bulunan Roma paraları iki bölge arasında ticari ilişkilerin varlığını kanıtlamaktadır. Ayrıca Danimarkalıların Roma ordusuna asker verdiği saptanmıştır. Danimarka'da yaygın olarak görülen Turba bataklıkları arkeolojik açıdan büyük bir bilgi kaynağı oluşturmaktadır. Danimarka'da İlk Çağlardan kalan yazılı hiçbir belge bulunmadığı için bu bataklıklarda keşfedilen ve çok iyi bir şekilde korunmuş insan vücutları tarihçilere o dönemdeki Danimarkalıların kültür ve yaşam biçimleri hakkında bir fikir verebilmektedir.

Orta Çağ

8.-11. yüzyıl arasında Danimarka'da Vikingler olarak bilinen kavim hüküm sürmüştür. Savaşçı bir ulus olarak tanınan Vikingler batıda Büyük Britanya, İzlanda, Grönland ve hatta Kuzey Amerika'ya kadar ulaşarak sömürgeler kurdular. Doğuda ise Karadeniz ve Hazar Denizi kıyılarına kadar uzanan yerleşim birimleri kurmuşlardır. İngiltere'nin büyük bir bölümü bu dönemde Viking egemenliği altında kaldı.

İskandinavyalı Mavi Diş Harald 980 yılında ilk defa olarak Danimarka ve Norveç'i birleştirerek bir krallık kurmayı başardı. Ayrıca Alman misyonerlerin etkisiyle Hristiyanlığı kabul etti. Danimarka kralı Knud'un 1035 yılındaki ölümünden sonra İngiltere Danimarka egemenliğinden çıktı. 12. yüzyılın ilk döneminde Danimarka iç savaşlarla sarsıldı. Sonunda Kral I. Valdemar (1131-1182) Danimarka'yı tekrar birleştirmeyi başardı ve günümüzde Danimarka'nın başkenti olan Kopenhag'ın temellerini attı.

1363 yılında Danimarka kralı IV. Valdemar'ın kızı I. Margrete, Norveç kralı VI. Håkon'la evlenerek iki ülkeyi bir bayrak altında birleştirdi. Ayrıca Håkon İsveç kraliyet ailesiyle de akrabaydı. Çiftin evliliğinden doğan II. Olaf'ın İsveç, Norveç ve Danimarka'nın kralı olması bekleniyordu. Ancak Olaf'ın 1387 yılında erken yaşta ölmesi üzerine I. Margrete tahta kendisi çıktı (1387-1412). Margrete'in yönetimi altında 1397 yılında İsveç, Norveç, Danimarka ve sömürgeleri (Faroe Adaları, İzlanda, Grönland ve Finlandiya) birleşerek Kalmar Birliği adı altında büyük bir İskandinav İmparatorluğu haline geldiler.

Yeni Çağ

Kalmar Birliği kuruluşundan yıkılışına kadar sorunlu kalmış bir birlikti. İsveçli soylular hiçbir zaman Danimarkalılar tarafından yönetilmekten hoşnut kalmadılar. Birlik büyük oranda kâğıt üstünde kaldı. Kral II. Christian İsveç'i birliğe zorlamak için 7-10 Kasım 1520 tarihleri arasında 100 kadar ayrılıkçı İsveçliyi yakalatarak öldürttü. Stockholm katliamı olarak tarihe geçen bu olay İsveçlileri birlikten daha da uzaklaştırdı.

Nihayet 1521 yılında İsveç Kalmar Birliği'nden resmen ayrıldı. Bu arada İskandinav ülkeleri Martin Luther tarafından Almanya'da başlatılan Protestan Reformu ile sarsıldı. Danimarka ve Norveç 1821 yılına kadar Danimarka-Norveç adı altında birlikte hareket etmeye devam ettiler. Kralları tekti ama yasaları, devlet kurumları ve orduları ayrı ayrı gelişmeye devam etti.

Danimarka 16. yüzyıl boyunca ekonomik açıdan hızla zenginleşmeye başladı. Hollanda'da süregelen Seksen Yıl Savaşları Danimarka'nın işine yaradı. Ancak Danimarka 17. yüzyılın başlarındaki Otuz Yıl Savaşları'ndan zararlı çıktı. 1643 yılında İsveç Danimarka'ya girdi. 1658 yılında İsveç'le imzalanan Roskilde Antlaşması'yla Danimarka-Norveç İsveç'e çok miktarda toprak vermek zorunda kaldı.

Danimarka 17. yüzyılın başından itibaren dünyanın çeşitli bölgelerinde ticari ve askeri koloniler kurmaya başladı. 1620 yılında Hindistan'ın güney kıyısındaki Tharangambadi bölgesinde bir koloni kuruldu. Bu koloni daha sonra Dansk Ostindisk Kompagni (Danimarka Doğu Hindistan Şirketi') olarak bilinecekti. Daha sonra Aziz Thomas (1671) ve Aziz John'da (1718) koloniler kuruldu. Danimarka 1733 yılında da Fransa'dan Aziz Croix kolonisini satın aldı.

19. yüzyılın başlarında Danimarka Napolyon Savaşları'yla temelinden sarsıldı. Birleşik Krallık filosu 1801 yılında Kopenhag'a saldırdı. 1807 yılında Kopenhag tekrar Britanya tarafından bombardımana uğradı. Danimarka Britanya'ya karşı kendini korumak amacıyla Fransa'yla ittifaka girdi. Ancak Fransa savaşı kaybedince Danimarka 1814 yılında imzaladığı Kiel Antlaşması uyarınca savaşı kazanan tarafın üyesi olan İsveç'e Norveç'i bırakmak zorunda kaldı. Norveçliler isyan etti. Danimarka bu savaşlardaki kayıplarından dolayı iflasın eşiğine geldi. Siyasal açıdan ortaya çıkan bu kötü duruma rağmen kültürel açıdan Danimarka altın çağını yaşıyordu. Danimarkalı Hans Christian Andersen'in yazdığı çocuk kitapları bütün Avrupa'da ün kazandı. felsefeci Søren Kierkegaard'ın düşünceleri kendinden sonraki birçok gelişmelere zemin hazırladı.

Yakın Çağ

20. yüzyılın ilk yıllarında Danimarka'da kadınlara oy hakkı verildi (1915) ve halka birçok işçi hakları ve sosyal haklar verildi. Danimarka'nın Karayiplerdeki sömürgeleri ABD'ye satıldı. Danimarka I. Dünya Savaşı'nda tarafsız kaldı. Ancak Almanya'nın yenilmesi üzerine Versailles Antlaşması uyarınca Danimarkalıların yaşadığı bazı topraklar Almanya'dan alınarak Danimarka'ya verildi.

Danimarka II. Dünya Savaşı'nda tarafsız kalması ve Nazi Almanyası'yla dostluk antlaşması imzalamasına rağmen 9 Nisan 1940 tarihinde Almanya tarafından işgal edildi. Buna karşılık Birleşik Krallık ordusu Faroe Adaları ve İzlanda'yı işgal etti. İzlanda 17 Haziran 1944 tarihinde bağımsızlığını ilan ederek Danimarka'dan ayrıldı. Faroe Adaları ise 1948'de Danimarka'ya geri verildi.

Dünya savaşlarından sonra Danimarka tarafsızlık siyasetine son verdi. 1945 yılında Birleşmiş Milletler'e üye oldu. 1949 yılında ise NATO'nun kurucu üyelerinden biri oldu. 1 Ocak 1973 tarihinde de Avrupa Birliği'ne katılan Danimarka bazı konularda Avrupa Birliği'nin dışında kalmayı tercih etmektedir. Örneğin 2000 yılında yapılan bir referandumun reddedilmesi üzerine Danimarka Avro Alanı dışında kalmayı yeğlemiştir.

Kaynakça

Orijinal kaynak: danimarka tarihi. Creative Commons Atıf-BenzerPaylaşım Lisansı ile paylaşılmıştır.

Kategoriler